İNFERTİLİTE (KISIRLIK) NEDİR?

Eşlerin çocuk istemelerine karşın korunmadan düzenli bir ilişki ile 1 yıl içerisinde çocuk sahibi olamamaları halidir. Doğurganlık çağındaki çiftlerin yaklaşık %10-15′ inde rastlanmaktadır.

Nedenleri:

  • KADINA AİT NEDENLER
    (%40-55) Yumurtlama olamaması ya da yetersiz olması, tüplerin (yumurtalık yollarının) geçirgenliğinin bozuk olması, genital sisteme (üreme sistemine) ait anomaliler, endometriozis, açıklanamayan nedenler.
  • ERKEĞE AİT NEDENLER
    (%25-40) Semen (meni) anomalileri (sayi, hareketlilik, morfoloji, vs…), yapisal anomaliler..
  • HER İKİ EŞE AİT NEDENLER AÇIKLANAMAYAN İNFERTİLİTE
    Normal çiftlerde doğal olarak aylık gebe kalma oranı (fekundabilite) %20-25 olarak tahmin edilmektedir.1 yıl sonra ise toplam gebelik oranı % 90’a ulaşabilmektedir. Bu nedenle tanımdan da anlaşılacağı gibi 1 yıl içerisinde çocuk istemelerine rağmen gebe kalamayan çiftlerde nedenin araştırılmasına yönelik tetkikler mutlaka başlatılmalıdır. Ancak kadının yaşı 30 ve üzerinde ise, infertiliteyi tek başına olumsuz etkileyebilecek olan yaş faktörü nedeniyle tetkiklere daha kısa sürede (5-6 ay sonra) başlanmalıdır.

    İnfertilite sadece eşlerden birine yönelik bir nedenle olmayabileceğinden dolayı araştırma iki eşe birden yapılmalıdır. Eşlerden sadece birine yapılan araştırma yetersizdir.

İNFERTİL ÇİFTİN TETKİK VE TAKİP AŞAMALARI

  1. Çiftin ilk görüşmesi ve bilgilendirilmesi
  2. Kadının jinekolojik muayene ve vaginal ultrasonografi ile değerlendirilmesi,
  3. Erkeğin değerlendirilmesi (spermiogram) ve gerekirse Üroloji hekimi tarafından muayenesi. Spermiogram için erkeğin en az 3 gün en fazla 5 gün cinsel perhizli olması gerekir. Analizin doğru olması için sperm verme işleminin su sabun veya herhangi bir kayganlaştırıcı kullanılmadan merkezimizde özel olarak hazırlanmış odada yapılması uygundur.
  4. Kadında hormonal tetkikler : Kadının bir adetinden diğer adet gördüğü güne kadar geçen süreye bir siklus (adet düzeni) denir. Adet kanamasının başladığı gün, siklusun 1.günüdür. Genellikle siklusun 2. ya da 3. günü kanda hormonal tetkik yapılır (Östradiol, FSH, LH, Prolaktin). Böylece yumurtalık çalışma kapasitesi de değerlendirilebilir. Siklusun 21. günü bu hormonlara ek olarak Progesteron bakılacak olursa yumurtlamanın olup olmadığı da anlaşılabilir.
  5. Çift için mikrobiyolojik ve rutin kan tetkikleri : Toksoplazma, kızamıkçık, CMV, sarılık (hepatit), HIV ile açlik kan şekeri, Karaciğer ve Böbrek fonksiyon testleri, kan grubu, kan sayımı ve idrar tetkiki yapılır.
  6. Gerekirse kadın için ilk muayenede smear veya mikrobiyolojik inceleme için örnek alınır.
  7. Rahim Filmi (HSG=Histerosalpingografi) : Rahimde herhangi bir anormallik olup olmadığının ve tüplerin açıklığının ve rahimin iç yapısının değerlendirilmesi için yapılmaktadır. Adet kanaması bittikten 2-3 gün sonra yapilir. Özel bir alet ile rahim ağzından rahim içine ilaç verilir ve film çekilir. Bunun için çoğu zaman anestezi (uyuşturma)’ye gerek yoktur.
  8. Laparoskopi ve Histeroskopi : Eğer rahim filminde tüplerin geçirgenliğinde problem varsa, daha önceden ameliyat hikayesi varsa, tüpleri açık olmasına rağmen uzun süreden beri gebelik oluşmamışsa, yada muayenede anormallikler saptanmis ise, vb. Durumlarda Laparoskopi ve histeroskopi uygulanmalıdır.
  9. Bütün bu tetkiklerin sonucunda infertilite sebep veya sebeplerinin ne olduğu tespit edilip hasta bilgilendirilir ve uygun tedavi seçen çift ve hekimin karşılıklı diyalogu ile tespit edilir.

LAPAROSKOPİ (PELVİSKOPİ)

Kadın üreme organlarından rahim, yumurtalık ve tüplerle, pelvis ve karin içi organların değerlendirilmesi için uygulanan ve infertilitede altın standart olan bir tetkiktir. Halk arasında kansız ameliyat olarak da bilinen bu yöntem, genel anestezi altında (uyutularak) göbek çukurundan 1cm’lik kesi yapılarak buradan karin içi ve pelvisin özel optik bir cihazla normalden birkaç misli büyütülerek görüntülenmesidir.

Bu işlem tanısal (Diagnostik Laparoskopi) amaçlı olarak; tüplerin açık olup olmadığına, yumurtalığın genel görünümüne ve yapışıklık olup olmadığına, tüp-yumurtalık ilişkisine, rahimin genel görünümüne bakılarak yapılır.

Aynı zamanda tespit edilen patolojilerin tedavisi (Cerrahi=Operatif Laparoskopi) de yapılabilir : Örneğin; yapışıklık varsa giderilir, myom varsa alınabilir, yumurtalıkta kist varsa alınır ya da aspire edilebilir, endometriozis odakları koagüle (yakılır) edilir, dış gebelik varsa tedavi edilir, v.s.

İşlem sonrası hastanede kalma süresi oldukça kısadır, yaklaşık 1 gündür.

HİSTEROSKOPİ

Rahim içinin, özel bir optik yardımıyla görüntülenmesidir. Laparoskopiden farklı olarak, rahim ağzından girilmesi ve rahim ağzı kanalının, rahim içinin ve tüplerin rahim içine açıldığı bölgelerin değerlendirilmesidir. Aynı seansta saptanan; rahim içi polipleri (büyümüş et parçacıkları), myomlar, doğuştan olan rahim içi perdeler (septum), rahim içi yapışıklıklar giderilebilir.

İşlem hasta uyutulmadan yapılabileceği gibi uyutularak da yapılır. Kısa süreli bir tetkik ve tedavi metodudur. Aynı gün taburcu edilir.

III.UYGULANAN YÖNTEMLER VE YUMURTLAMA TEDAVİSİ

1-YÖNTEMLER

İNSEMİNASYON (AŞILAMA)

Esten alınan spermlerin laboratuvarda bir takım işlemlerden geçirilmesinden sonra, en hareketli olanların seçilerek, bir kateter ile doğrudan rahimin içine verilmesidir. Özellikle sperm hareketliliğinin zayıf yada sperm sayısının az olduğu durumlarda, spermlerin servikal kanalı (rahim ağzı kanalı ) geçmesini engelleyen bozuklukların bulunduğu durumlarda, IVF-ET (tüp bebek) öncesi uygulanabilecek bir yöntemdir. Bu yöntemin uygulanabilmesi için kadının tüplerinden en az birinin sağlıklı ve açık olması gerekmektedir.

TÜP BEBEK (İNVİTRO FERTİLİZASYON)

Kadından alınan yumurtalar ile eşinden alınan spermlerin laboratuvar ortamında bir takım işlemlerden geçirildikten sonra birleştirilmesidir. Fertilizasyondan (döllenme) sonra gelişen embriyolar (bölünmüş yumurtalar), uygun bir zamanda rahim içine transfer edilir ve rahim içine yerleşmesi (implantasyon) beklenir.

Tüp bebek, çocuk edinme çabası insanın hayatta yaptığı en anlamlı uğraşlardan biridir. Bu makale tıptaki gelişmeleri ve teknolojileri yakından takip ederek bebek özlemi çeken ailelere yön göstermektedir.

Tüp Bebek Merkezleri

Merkezler tam teşekküllü bir infertilite (kısırlık ) merkezidir. Bir infertil çiftin tüm tetkikleri merkezlerde yapılabilmekte, tanısı konulduktan sonra da tedavi aşamasında en basit tedavi yönteminden en ileri (Tüp Bebek-Mikroenjeksiyon) yönteme kadar gereken tedavi yöntemleri uygulanabilmektedir.
Tüp Bebek Ünitelerinde farklı uzmanlık dallarında, deneyimli bir çok hekimden oluşan bir ekip hizmet vermektedir. İlk görüşmeden itibaren tedavi bitimine kadar geçecek süreçteki tetkik ve tedavileriniz bu uzman hekimler tarafından gerçekleştirilecektir.

MİKROENJEKSİYON (ICSI)

(İNTRASİTOPLAZMİK SPERM ENJEKSİYONU)

Erkekten alınan spermin, kadından alınan yumurta(oosit) içine özel olarak imal edilmiş ve mikromaniplatör adı verilen cihaz ile mikroskop altında enjekte edilmesidir. Bu işlem erkekte, spermin az olduğu, sperm sayisi tamam olsa bile yumurtayı dölleyemediği durumlarda, sperm hareketlerinin ve sperm morfolojisinin (yapısı) kötü olduğu durumlarda ve nedeni açıklanamayan infertilitede uygulanmaktadır.

MESA, TESA, PESA yada TESE-ICSI

Menisinde hiç spermi olmayan ancak sperm yapımı normal ya da normale yakın olan erkeklerde neden, eğer sperm kanalı tıkanıklığı ya da yokluğu ise; kanal ya da epididimden cerrahi (MESA) veya iğne ile sperm aspirasyonu (PESA / TESA) (Perkütan / Transepididimal Sperm Aspirasyonu), sperm yapımında yumurtalık (testis) düzeyinde problem varsa anestezi altında testisten biopsi ile alınan örneklerden spermin elde edilmesi TESE (Testiküler Sperm Ekstraksiyonu) işlemlerini içerir. Bu yolla elde edilen spermlerin mikroenjeksiyon ile yumurtayı döllemesi sağlanır.

Erkeğe yönelik yapılan bu işlemlerin cinsel sağlık üzerine herhangi olumsuz bir etkisi yoktur. Bu işlemler uyutulmadan lokal anestezi (uyuşturma) ile yapılabilmektedir.

EMBRİYO DONDURMA

Transferden önce doktor ve eşlerin birlikte karar vermesi ile yapılır. Embriyo transferinden sonra iyi kalite embriyoların kalması halinde kademeli olarak soğutabilen özel dondurma cihazlarının yardımıyla -196 ºC embriyoların saklanmasıdır. Eşler istedikleri taktirde 3 yıl içinde bu embriyolar çözülerek tekrar transfer edilebilmektedir.

EMBRİYO TRANSFERİ

Yumurta alımından sonra yaklaşık 2. yada 3. günde döllenen yumurtalardan 4-8 hücreli embriyo gelişir. Bu embriyolardan kalitesi iyi olanlardan belli sayıda, transfer kateteri yardımıyla rahim ağzından geçilerek rahim içine verilmesi işlemidir. İşlemden sonra hastalar yaklaşık olarak 2-4 saat kadar yatak istirahatine alınır. Bundan sonra anne adayı, 12-14 gün sonra kanda gebelik testi için gelmek üzere evine gönderilir.

BLASTOSİST TRANSFERİ

Gelişen embriyoların özel besi yerlerinde yaklaşık 5.günde blastosist denilen ve daha çok hücreli ileri forma ulaştıktan sonra transfer edilmesidir. Normal gebelikte de embriyolar 5.günde rahime ulaşıp 6-7 günde yuvalanırlar. Bu evredeki embriyoların rahime yuvalanma olasılığı daha fazladır.

“ASSISTED HATCHING”
(YARDIMLI YUVALANMA TEKNİĞİ-YUMURTANIN KABUĞUNU iNCELTME)

Normalde rahim içinde rahime tutunmadan önce embriyoların kabuğu (zona) incelerek kaybolur ve rahime tutunurlar (implantasyon). Embriyonun kabuğundan kurtulmasi (hatching) gebeliğin meydana gelmesindeki en önemli aşamalardan biridir.

Bu işlemin kolaylaştırılması için günümüzde tarafımızdan yapılan Assited hatching, döllenmiş ve bölünmüş embriyoların ya da blastosistlerin (embriyonun daha ileri formu) kabuğuna (zona pellucida) delik açılmasıdır. Bu işlem ile embriyonun rahim içine tutunma (yuvalanma) oranını arttırdığına dair çalışmalar vardır. Bu işlem özellikle embriyonun rahime tutunmasının zor olduğu; ileri yaş hastalarda, embriyo kabuğunun kalın olduğu durumlarda ve daha önceki uygulamalarında implantasyonda başarısız kalınan vakalarda uygulanmaktadır.

Bu işlem mekanik ya da kimyasal olarak yapılabileceği gibi, günümüzde deneyimli ellerde embriyoya zarar vermeden LASER ile de yapılabilmektedir.

Leave a Comment